ŞUAYP (A.S.)
Medyen ve eyke komşu iki ülkeydi ikisi de dağlık ve ormanlık bir bölgeydi medyen Akabe körfezinden humus vadisine kadar uzanırdı eyke kızıl deniz sahilinden medyen e ulaşırdı medyen e varırdı İbrahim e (a.s.) dayanırdı halkın inancı meslek vurgunculuktu putçuluk soygunculuk ve vurgunculuk cemiyeti iyice sarmıştı kimsede güven kalmamıştı…
İKİ ÜLKE BİR PEYGAMBER
şuayb (a.s.) medyen ve eyke halkına peygamber gönderildi bu ili ülkede ayrı mücadele verdi medyen deki mücadelesini kuran şöyle bildirdi medyen halkına da kardeşleri şuayb i gönderdik o ey milletim Allah a ibadet edin ahi ret gününe umut besleyin yeryüzünden bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın dedi Allah a ibadet ve avrete inanmak bozgunculuk önleyen iki temel esastı bu esaslar yıkıldığı için medyen de tam anlamıyla itikadı siyasi iktisadi ve ahlaki bozgun vardı nerede Allah tan sakınma avrete inanma ve hesap verme duygusu yoksa orada bozgunculuk olacaktı bu gerçek asırlar boyu böyle kalacaktı suayb (a.s.) bu temel gerçeğe tekrar dikkati çekti şöyle dedi ey milletim Allah a ibadet edin sizin ondan başka bir ilahınız yok tur ölçeği tartıyı noksan yapmayın ben sizi bir bolluk içinde görüyorum bununla beraber hileye devam ederseniz ben sizi kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum..

kuran da adı geçen peygamlerler

kuran da adı geçen peygamlerler

ÖLÇÜ
ölçü ve tartı ölçülü olmalıydı ölçüde eksiklik haksızlık fazla kazanç için ölçü ve tartıda hile yapmak hileli yollara sapmak topluma ihanetti haksızlık ve ihanetle sağlanan kazanç kazanana da bir büyük dertti çünkü insani duygu ve fazileti yok ederdi giderek daha büyük haksızlıklara sürüklerdi haksızlık ise azapla biterdi şuayb de (a.s.) medyen halkına hileye devam ederseniz sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum dedi ve şöyle devam etti ey milletim ölçekte ve tartıda adaleti yerine getirin insanların mallarını eksiltmeyin inanıyorsanız ki bunlar sizin için hayırlıdır…
TİCARETTE ESAS
hile yapmamak ölçü ve tartıyı tam tutmak normal kara razı olmaktı normal karda iş ve ticaret emniyeti Allah katından kul hakkına riayetin yüz aklığı vardı şuayb (a.s.) ticari ahlakı olan medyen halkına şu gerçeği duyurdu eğer inanıyorsanız Allah IN helalinden bıraktığı kar sizin için daha hayırlıdır ben sizin üzerinize bir denetleyici de değilim…
kuran da adı geçen peygamlerler

kuran da adı geçen peygamlerler

TEPKİ
şuayb IN (a.s.) bu daveti ve uyarmaları etkili olmuştur ancak inanmayanları da çoktu inananları şuayb IN (a.s.) bildirdiği esaslara göre yaşıyordu Allah a ibadet yapıyordu ticarette doğruluktan ayrılmıyordu imansızlar ise bu hale pek kızıyorlardı normal karı azımsıyorlardı bütün yolları deneyerek onları acır görünüp akıllarını çelmeye çalışıyorlardı normal karla insan zengin olmaz kazanca sınır konmaz diyorlardı haksız lığa çağıyorlardı milletin inkar eden ileri gelenleri dininizi bırakıp yemin ederiz ki bu takdirde ziyan güdenlerden olacaksınız dediler şuayb (a.s.) kafirlerin bu çalışma ve program daların yerdi şöyle dedi inananları Allah yolundan alıkoyup ve o yolun eğriliğini dileyerek tehdit edip her pusu kurup oturmayın az iken Allah IN sizi çoğalttığını hatırlayın bozguncuların sonunun nasıl olduğunu görün içinizde mademki benimle gönderilene inanan bir topluluk ve inanmayan bir topluluk var o halde Allah IN aramızda hükmünü bildirmesine kadar sabredin Allah hükmedenlerin en iyisidir karşılık anlaş birlik barış içinde yaşamanın asgari şartıydı suayb (a.s.) mü minleri tehlikede gördüğü için medyen halkını anlayışlı olmaya çağırdı mü minleri kayırdı…
TEHDİT
milletin idarecileri şuayb IN teklifine razı olmadılar inananların aralarında yaşamalarını tehlikeli buldular şuayb ı (a.s.) tehdide kalktılar ey şuayb ya dinimize ya da an dolsun ki seni ve inananları seninle beraber memleketimizden süreriz şuayb IN (a.s.) cevap kesindi istemesek de mi Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak doğrusu Allah karşı yalan uydurmuş oluruz rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır biz yalnız Allah a güvendik rabbimiz bizimle milletimiz arasında hak sen hüküm ver sen hükmedenlerin en hayırlısısın…
kuran da adı geçen peygamlerler

kuran da adı geçen peygamlerler

NAMAZ
kafirler şuayb a (a.s.) verecek cevap aradı ilk bakışta belirli farklılık olarak aralarında namaz vardı namaz insanı kötülükten alıkoyuyor DI ey şuayb babalarımızın bırakmamızı emreden veya mallarımızı isteğimizce kullanmamızı men den senin namazın mıdır sen doğrusu aklı başında yumuşak huylu birisin dediler kulada kabalık bırakmayan kulu Allah bağlayan hak gözüyle bakmayı sağlayan namazdı sapıklık ibadetsizlikle başlardı giderek ahlaksızlığa haksızlığa inançsızlığa varırdı namaz ibadette ilk ti din e direkti namaz tümüyle iyilikti cemiyet bünyesinde ilkti mü mine güçtü kuvvetti şuayb (a.s.) milletine şöyle cevap verdi ey milletim söyleyin bana ben rabbimden bir peygamberlik üzerinde isem ve o bana katından güzel bir rızkı vermişse ona karşı gelebilir miyim size yasak ettiğim şeylerde aykırı hareket etmek istemem gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir dileğim yoktur başarım ancak Allah tandır yalnız ona güvendim yalnız ona döneceğim..
TARİH
namaz ilahi emirdi nimetti görevdi yerine getirilecekti şuayb (a.s.) bu gerçeği ilan etti peşinden kafirlerin dikkatini tarihe çekti tarih ibret ti ey milletim bana karşı gelmeniz Nuh milletine veya hûd milletine yahut da Salih milletine gelen felâketine bir benzerini sakın başınıza getirmesin lût milleti sizden çok uzak değildir rabbinizden mağfiret dileyin ona tevbe edin doğrusu rabbim merhamet eder ve mü minleri çok sever…
TAHRİK
medyenliler öğüt dinlemediler tevbe etmediler daha da ileri gittiler şöyle dediler ey şuayb doğrusu biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz seni de içimizde hakikaten zayıf aciz görüyoruz eğer aşîretin olmasaydı muhakkak seni taşla öldürürdük senin bize karşı biç bir üstünlüğün ve kıymetin yok…
kuran da adı geçen peygamlerler

kuran da adı geçen peygamlerler

CELADET
inanmayan Allah emri dinlemezdi ama geleneklerin kölesiydi aşîret ve kabile saygısı güderdi bir şey yapamayınca onu ileri sürerdi oysa gerçek çok daha değişikti mü min baştan sona celadetti cesaretti yürekti şuayb (a.s.) bunu şöyle belirtti ey milletim benim aşiretim size göre Allah tan daha aziz midir ki beni aşiretim için öldürmüyorsunuz da Allah a sırt çeviriyorsunuz şüphe yok ki benim rabbimin ilmi bütün yaptıklarınızı kuşatıcıdır ey milletim bütün imkanlarınızla yapacağınızı yapın ben de vazifemi yapacağım yakında kendisini perişan edecek azabın kime geleceğim ve yalancının kim olduğunu bileceksiniz o azabı gözleyin ben de sizinle beraber gözlüyorum…
AZAP
şuayb (a.s.) medyen deki mücadelesi son noktaya gelmişti inanmayanlara azap inanlara necat bir kez daha gözükmüştü bu değişmez kanundu Allah buyurdu azap emrimiz gelince şuayb ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle o zulmedenleri ise korkunç bir görüldü çığlık yakaladı da yurtlarında çöküp helak oldular sanki orada hiç yaşamamışlardı
bakın semud milleti nasıl helak olduysa medyen halkı da öylece helak olmuştur …
ZALİME ACINMAZ
medyen halkı helak oldu yok oldu sapıklığın hilekarlığın haksızlığın peygamberi dinlememenin Allah emrine uymamanın cezasını buldu bu zalimin kafirin kaçınılmaz sonuydu şuayb helak olan milletinden yüz çevirip dedi ki ey milletim doğrusu benim size rabbimin gönderdiği emirleri bildirdim iyiliğinizi şimdi kafir olan bir topluluğa niçin üzüleyim…
SALLALLAHU ALEYİ VE SELLEM